Mayıs 3, 2015

Coğrafya Dersinde Everest’e Tırmanmak

Norveç’teki Ringstabekk okulunda eğitim, gerçek öğrenmenin, birlikte düşünüp, tartışıp problem çözerken gerçekleştiği tezine dayanıyor. Yani, Rus Psikolog Lev Vygotsky ve Amerikalı Filozof ve Psikolog John Dewey tarafından geliştirilen teorilere dayanan “Yaparak Öğrenme” yaklaşımı.

Finlandiya yeni ulusal müfredatında geleneksel başlıklar yerine proje bazlı çalışmalara yer verileceğini açıkladı. Norveç’te ise başkent Oslo’nun biraz dışındaki Ringstabekk Okulu 13 – 16 yaş arasındaki 425 öğrencisiyle bunu 40 yıldır başarıyla gerçekleştiriyor. Her şey 1970 yıllarında öğretmenlerin, öğrencilerin okulda öğrendiklerine çok da kendilerini veremediklerini fark ettiklerinde başlamış. Bu eğitmenler Danimarkalı Pedagog Knud Illeris ve onun müfredatlar arası proje çalışmalarından etkilenmişler. Ve 1980’lerde okulun temel konsepti ve organizasyonu yeniden belirlenmiş. Okulun pedagojik yaklaşımları o zamandan beri güncellenmeye devam etse de disiplinlerarası çalışmalara dayalı öğrenme fikri temelde korunmuş.

Öğretmenler Birlikte Çalışıyor

Ortaokul bu disiplinlerarası öğrenmeyi destekleyecek şekilde tasarlanmış. Bu okulda görevlendirilen öğretmenler farklı disiplinlerdeki öğretmenlerle de işbirliği içinde olmaları gerektiğini biliyorlar. Her öğretmen 4-6 kişilik gruplar halinde çalışıyor ve ortalama 60-75 öğrencinin eğitim ve gelişiminden sorumlular. Öğretmenler ulusal müfredat ve okul liderlerinin beklentilerine göre haftalık ders programlarını birlikte hazırlıyorlar. Okul, hikaye teması, proje, anket, araştırma, simülasyon gibi birçok öğrenme metodunu müfredatlar arası bir düzenlemeyle kullanıyor. Öğretmenler sürekli fikir alışverişinde bulunarak ve deneyimleri paylaşarak her öğrencinin aynı öğrenme metotlarını ve disiplinlerarası temaları deneyimlemesini sağlıyorlar.

Öğrenciler Sorun Çözerek Öğreniyor 

8. sınıftaki öğrenciler genellikle coğrafya derslerinde okutulan deprem, volkanlar gibi konuları işliyorlar. Ama bunu belli derslerle sınırlı şekilde yapmıyorlar. Onun yerine proje bağlantılı işliyorlar. Örneğin öğrenciler Everest Tepesi’ne tırmanacakmış gibi hazırlanıyorlar. Ve harita okumayı, iklim şartlarını, hava durumunu öğreniyorlar. Konu ilerledikçe öğretmenlerinden yeni yönergeler alıyorlar; Everest Tepesi’ne çıkmak için en iyi rota, gerekli ekipmanların listesi, zaman çizelgesi, bütçe hazırlanması, finansman sağlamak için İngilizce mektup yazma gibi… Bu çalışmaları yaparken öğrenciler birçok bilgi ediniyorlar ve bulduklarını grup içinde paylaşıyorlar. 

Ringstabekk okulundaki öğrenciler genellikle küçük gruplar halinde çalışıyorlar. Bu, gerçek öğrenmenin, birlikte düşünüp, tartışıp problem çözerken gerçekleştiği tezine dayanıyor. Yani, Rus Psikolog Lev Vygotsky ve Amerikalı Filozof ve Psikolog John Dewey tarafından geliştirilen teorilere dayanan “Yaparak  Öğrenme” yaklaşımı.

Ulusal Testlerde En Üst Sırada Yer Alıyorlar

10. sınıfta üzerinde çalışılan bir tema da çevre ve sürdürülebilirlik. Bu farklı öğretmen grupları tarafından farklı yollarla yapılabilen bir çalışma. Bir yol, her grup öğrenciye yerel belediyenin bir bölgesini vermek ve sanki danışmanmış gibi çalışmalarını sağlamak. Öğrenciler, ulaşım, enerji, atık konularında raporlar hazırlayıp modeller geliştiriyor ve bunu yaparken de tasarım, istatistik, matematik gibi konuları işlemiş oluyorlar. Hazırladıkları raporları da hem yazılı hem de sözlü olarak sunuyorlar.

Ringstabekk Okulu, ulusal müfredatı ve ulusal ölçme değerlendirme sistemlerini takip ediyor. Böylece her öğrencinin geleneksel konu başlıklarında bir notu oluyor. Ayrıca Norveç’teki tüm diğer öğrenciler gibi ulusal testlere tabi tutuluyorlar. Bu testlerde ülke seviyesinin en üst sıralamalarında yer alıyorlar. Bu da gösteriyor ki disiplinlerarası öğrenme, öğrencilere gerekli bilgi ve becerileri veriyor. Ayrıca öğrenciler, öğrenmek için motive oluyorlar. Okulda yaptıkları her şeye kendilerini verebiliyorlar ve öğretmenler öğrencilere ulaşabiliyor. Öğrenciler bazen kendilerini o kadar kaptırıyorlar ki, tenefüse bile çıkmak istemiyorlar.

Aileler okuldan çok memnunlar. Çünkü çocuklarının gelecekteki iş hayatları için iyi bir şekilde hazırlandıklarını görüyorlar. Ayrıca bilgi ve beceri dışında kişisel gelişimleri de olumlu bir seyir izliyor. Okul müdürü bunu şöyle özetliyor: “Biz hesap makineleri yetiştirmiyoruz, insan yetiştiriyoruz. “

Bjørn Bolstad 
http://qz.com/377742/this-school-in-norway-abandoned-teaching-subjects-40-years-ago/



YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


© 2019 Eğitim ve Ötesi