Mayıs 20, 2019

Öz-Şefkat Geliştirilebilir Bir Beceridir

Öz-şefkat ne kendine acımak ne de kibirdir, aksine hata yapmanın kaçınılmaz olduğunu bilerek kendine nazik davranmaktır.

Günümüz öğrencilerinin edinmesi gereken beceriler denilince genellikle esneklik, iş birliği, yaratıcılık ve analitik düşünme gibi belli anahtar kelimeler ön plana çıkıyor. Oysa göz ardı etmememiz gereken, özellikle akademik motivasyon ve duygusal sağlık açısından son derece önemli bir beceri daha var: öz – şefkat.

Öğrencileri farklı yollar denemeleri, risk almaları ve işleri “batırdıktan” sonra yeniden başlamaları için teşvik eden öz-şefkat (başka bir deyişle kendine iyi davranmak), motivasyon kavramına olan bakış açımızı değiştiriyor. Çıkışlar kadar inişlerin de öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu kabul eden öğrenci, zorluklar karşısında direnç göstermeyi öğreniyor. Tüm bunlar zekânın sabit olduğunu reddeden gelişim odaklı zihniyet (growth mindset) teorisini de destekliyor.

İyi haber şu ki öz-şefkat, genel kanının aksine, geliştirilebilir bir beceri. Ebeveynler çocuklarına kendilerine daha anlayışlı davranmaları konusunda yardımcı olabilirler. İşte yapabilecekleri birkaç şey:

Eleştirmek Yerine Destekleyici Geri Bildirimde Bulunun

Anne-babalar çocuklarının başarı ve başarısızlıklarını “veri” olarak değerlendirmeli ve yapıcı geri bildirimlerde bulunmalılar. Geliştirilmesi gereken yönleri işaret eden bu verilere dayanarak öğrenciyi desteklemeli ve cesaretlendirmeli, sert eleştirilerden kaçınmalılar.

Rol Model Olun

Yetişkinler kendileri bir hata yaptıkları zaman çocuklarına rol model olmalı ve zorluklarla nasıl baş ettiklerini göstermeliler. Hata yapmanın kaçınılmaz olduğunu belirterek yola devam etmenin önemini vurgulamalılar. Böylece öğrenci yetersiz hissettiğinde utanç duymak ve olumsuz düşünceler sarmalında kaybolmak yerine önündeki sorunları çözmeye odaklanabilir.

Kendiyle Arkadaş Olmasını Sağlayın

Öz-şefkat kavramını zihinde somutlaştırmak zor olabilir. Bu durumda anne-baba çocuktan arkadaşlarına ve kendine nasıl davrandığını karşılaştırmasını isteyebilir ve böylece aradaki farkı görmesini sağlayabilirler. (Çoğumuz arkadaşlarımıza kendimize olduğundan daha nazik ve özenle yaklaşırız.)

Çocukları kızgın veya üzgün hissettiğinde anne-babalar şu soruyu sorabilirler: “Aynı durumda arkadaşın olsaydı ona ne tavsiye verirdin?” Bu basit ama etkili soru çocuğun durumu yeniden değerlendirmesine ve kendine şefkatle yaklaşmasına yardımcı olacaktır.

Sinir Sistemini Rahatlatın

İşler ters gittiğinde bedenimiz adrenalin salgılanması sonucunda çeşitli tepkiler (kalp atışlarının hızlanması, nefes darlığı vb.) verir. Aileler böyle anlarda uygulanabilecek temel taktikleri çocuklarıyla paylaşabilirler. Örneğin kalbe dokunarak derin nefes almak oksitosin salgılayacağından çocuğun rahatlamasını ve kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır.

Kaynak: https://www.kqed.org/mindshift/52854/how-self-compassion-supports-academic-motivation-and-emotional-wellness



YORUM YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


© 2019 Eğitim ve Ötesi