August 24, 2012

Sanatta Yaratıcılık İçin Çocukluğa Dönmek Gerek

Sanat dersleri, çocukların, dersler ve kültürler arasında bağ kurarak içinde yaşadıkları dünyayı kendilerine göre ifade etme yeteneklerini geliştirmelerine olanak sağlar.

Semra Bolat / Özel Sezin Okulu – Sanat Dersleri Bölüm Başkanı

Gelişmiş toplumlarda sanat eğitimi; akılcı, planlı uygulanan, çocukları yaratıcı, çevrelerine ilgili, duyarlı hale getirmeyi amaçlayan eğitim ortamlarında gerçekleşen bir süreçtir. Hazırlanan bu ortamlarda eğitim gören çocuklar, gelecekte hangi meslekleri seçerlerse seçsinler, düşünme, soru sorma, araştırma yapabilme yetenekleri geliştiği için kuşkusuz başarılı olacaklardır. Bireyi; çocukluğundan itibaren tek bir alana, söz gelimi sadece fen alanına yöneltmek, kendini eksik ve mutsuz bir varlık olarak hisseden bir yetişkine dönüştürmek demektir. Yalnızca mantıklı düşünmeye yöneltilen çocuklar, hayal gücünü kullanamaz, yeni şeyler yaratmanın hazzını duyamaz. Yalnızca soyut, hayalci düşünmeye dayalı bir eğitimde de mantıklı ve akılcı olmayan yetişkinlerin ortaya çıkması kaçınılmaz bir son olacaktır.

Sanat eğitimi, anaokullarından başlayarak hayatın her döneminde sürdürülmesi gereken, önemli bir süreçtir. İlköğretimde Görsel Tasarım dersi çalışmalarıyla öğrenciler doğaya yaklaştırılırlar. Doğayla insan arasındaki ilişkileri fark eden çocuklar, yetişkin olduğunda da sadece mesleğini bilen biri değil, hayatın güzelliğinden, sanatın sonsuzluğundan haz duymaya çalışan bireyler haline gelirler.

Eğitimde sanat derslerinin amacı, yaratıcılığını kolayca dışa vurabilen, çevresine duyarlı, yaratıcı, çok yönlü ve açık fikirli, çağına uygum sağlayan, Atatürk devrimlerine bağlı gençler yetiştirmektir.

“Bir millet sanattan ve sanatkârlardan mahrum ise, tam bir hayata malik olamaz.”
Atatürk

Sanat dersleri, öğrencilerin çevrelerinde gördükleri nesneleri; fark etmesi, kendi yaratım güçlerini kullanarak yeni ve farklı bakış açıları ortaya koymalarını amaçlar. Öğrenci farklı malzemelerle ile özgün çalışmalar yapar. Sanat derslerini şöyle sınıflayabiliriz:

  • Plastik sanatlar ( Görsel sanatlar) göze ve görmeye dayanır. Resim, heykel, mimari gibi.
  • Fonetik sanatlar (İşitsel sanatlar) işitme duyumuza hitap eder. Müzik, edebiyat ve türleri gibi.
  • Dramatik sanatlar( Görsel, işitsel sanatlar) hem görmeye hem işitmeye dayanır. Tiyatro, sinema, müzikal, opera gibi.

Bu sınıflamanın dışında kalan bazı sanat türleri vardır:

  • Yüzey sanatları (iki boyutlu çalışmalar) : Resim ve türleri
  • Hacim sanatları ( üç boyutlu çalışmalar): Heykel, seramik
  • Mekân sanatları ( iç ve dış mekân düzenlemesi): Mimari, peyzaj mimarisi, çevre düzenlemesi.
  • Dil sanatları: Edebiyat ve diğer yazı türleri.
  • Ses sanatları: Müzik ve türleri.
  • Devinim sanatları: Bale, halk dansları, mim
  • Eylem sanatları (Dramatik sanatlar): Tiyatro, opera, müzikal, gölge oyunu, sinema.
  • Bir ürünün sanat eseri niteliğini taşıyabilmesi için, özgün ve tek olması, bir eşinin, benzerinin olmaması gerekmektedir. Bu da ancak yaratıcı sanat eğitimi ile olur.

Sanat eğitimi, çocukların geniş anlamda gelişmesine yardımcı olan en güvenilir ortamdır. Gerçekten, sanat eğitimi; temelde, çocukları görmeye, aramaya, sormaya, denemeye, sonuçlandırmaya alıştırmaktadır. Çocuklar, yalın, soyut biçimlerin arasındaki iletişimin nasıl kurulduğunu (organizasyonu), deneyleri ve değerlendirilmeleri aracılığı ile kavrayacaktır.

Deneysel bir sistem olan sanat eğitimi, düşünebilmeyi, düşünce sonunda ürünleri yansıtmayı kapsar. Aslında çağımızda artık sanat ve yaşam ayrı şeyler değil, birbirine geçmiş halkalardır. Gelecekte toplumumuzu oluşturan çocuklarımızı esnek, özgür, araştırıcı ve yaratıcı bir eğitim ortamında tutmalıyız. Düşünen insan, yaratan insandır.

İyi yetişmiş bireyler, bilim ve sanat yaratacaklardır. Tekrarlamak gerekirse, sanat eğitiminde çocuklar, yaparak öğrenecek, öğrendikçe yapacak, yeni kuramlar ortaya çıkaracaklardır. Yapılanın, niçin yapıldığını anlayacak, kendisi için anlam kazanacak, sorumluluk duygusu ve özgüven geliştireceklerdir. Bunun sonunda çocuklar, çalışmalarını, kendi kararları ve beğenileri ile ortaya koyacaktır. Ünlü sanatçı Paul Klee 1941 yılında şöyle demiştir:

“Çocuklar büyüklerden daha yaratıcıdır. Büyüklerin çoğu kez almaya cesaret edemediklerini onlar özgürce kullanır. Aslında katıksız yaratmak için çocukluğa dönmek gerekir.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *